Yine bir Ediz hediyesi

January 31st, 2010

Daha önceki hediyeden sonra bir de bu yeni süper hediye eklendi :)

Superman Sunday Classics

Superman Sunday Classics

Superman’in ilk yayınlanmaya başladığı yıllardaki maceraları - kalın kocaman bir albüm. Superman’in bu ilk maceralarını okumak hem eğlenceli, hem de daha o zamanlardan hikayenin belli yerlerinin aynı kaldığını öğrenmek heyecan verici. İlk başladıktan sonra Superman hikayesi hep güncellenmiş, yeni karakterler ve olaylarla Superman’e ait dünya genişletilmiş. Dönem dönem yeniden başlayan hikayelerde yan karakterlerin de geçmişleri gözden geçirilmiş ve değiştirilmiş. Örneğin Lex Luthor çılgın bilim adamından, zengin bir iş adamına geçiş yapmış.

Ellerinde böyle farklı Superman hikayeleri olunca, bu farklı Superman’leri de bir yerde buluşturmuş DC Comics. Böylelikle farklı evrenlerdeki Superman’leri anlatarak, hikayeyi daha rahat güncelleme, uzun yıllardır devam eden hikaye örgüsünü tekrar kurgulama şansı yakalamış.

Bugün çizgi romanları, filmleri ve dizileri ile farklı Superman’ler yine mevcut; Smallville’deki Clark Kent, kostümünü giymeden General Zod’dan, Brainiac’a ve hatta Doomsday’e kadar herkesle karşılaştı; son Superman filminde Lois ile bir çocukları oldu, çizgi roman’daki durumunu ise şu an bilemiyorum, bu taraflarda yayınlanmıyor :)

Durum böyle olunca farklı Superman hikayeleri okumak istiyor insan. Elbette tek bir doğru Superman hikayesi var demek yanlış oluyor, farklı yazarlar farklı yorumlar getirebiliyor.

Ediz’e tekrar çok teşekkür ediyorum :)

Dönüş

January 26th, 2010

Altı aylık süre içerisinde, Kandıra, Adapazarı, Kefken vs. gezerek sonunda İzmir’ime kavuştum. Bu blog’daki askerlik kategorisine de fazla yazma şansım olmadı, çünkü internet imkanım pek yoktu, ama sonunda yavaş yavaş kaldığım yerden devam etmeye başlıyorum. Eskisine göre tek farkım verdiğim kilolar; sanırsam askerde kilo alan değil, veren tarafa dahil oldum :)

Altı ay yokluğumda bir sürü yeni haber olmuştur mutlaka; üniversitede sonunda açılmış olan Bilgisayar Oyunları Teknolojileri Yüksek Lisans bölümü bunlardan sadece biri. Görkem‘in başlattığı Oyun Mutfağı ise bir diğeri. Birazdan bölüme gidip diğer gelişmeleri öğrenmeye çalışacağım.

Daha güncel olaylarla yakında görüşmek üzere…

Altı Ay Ara

August 10th, 2009

Çarşamba sabahı, kısa dönem er olarak askerlik görevimi yerine getirmek için Adapazarı, Sakarya’ya yola çıkacağım. Kara kuvvetlerinin Muhabere sınıfında yapacakmışım askerliğimi - buradan yola çıkarak iletişimim iyi olur diye düşünüyorum ama hadi hayırlısı :)

Kısacası, Ocak sonu görüşürüz!

Yeni numaramız: 329

August 8th, 2009

Bir süre oldu yazmayalı. İşin klasik bahanesi olan “aradan çıksın” ile ben de askerlik olayını aradan çıkarmak için işlemleri halletmeye başlamıştım. Sonuç olarak, henüz neresi belli olmasa da, birkaç güne askerim. Bu nedenle de bir süredir pek bir şey yap(a)mıyorum. Yer ve zaman belli olunca elbette burada bildiririm. Merak eden olursa diye :)

En zor kısmı öncesi derler, son bir aydır falan epey bir askerlik anısı dinledim. Kardeşim ben yurtdışında iken aradan çıkarmıştı, o yüzden genelde pek bir heyecan yok etrafımda. Daha önceden deneyimli olmak böyle bir şey olsa gerek. Pek kasmıyoruz gibi :)

Yapacak bir şey bulamadığım gibi, yazacak bir şey de bulamıyorum. Hele bir sonuçlar açıklansın, o zaman tekrar denerim.

Pardus 2009

July 18th, 2009

Cumartesi okula gelmiş olmanın faydasını az önce gördüm. Ama çok kısa sürdü.

Evet, 3 dakika içinde, saniyede 3.4MB ile indirdim. Herhalde indirdiğim en hızlı Pardus bu oldu. Bu cumartesi kurulum günümüz olsun o zaman :) Pardus ekibine ve emeği geçen herkese teşekkürler :)

Şu anda CD yazma işlemi de bitti!

Amiral Battı

June 7th, 2009

Güncelleme (14 Haziran): Oyun şimdilik tamamdır. Görkem’in istediği çoklu oyuncu olayı henüz olmasa da :) Kaynak kodları, JAR ve JAD dosyalarını indirebilirsiniz… İyi eğlenceler…

Küçük kuzenlerim, hani burada hep bahsettiğim Asya ve Ege, bilgisayar oyunlarını çok seviyorlar. Dolayısıyla bilgisayarda ve Playstation’da onlara oyun açmak ve onlar oynarken ben de oynamak durumunda kalıyorum. Ama düşündükçe, bizim eskiden oynadığımız, “İsim, bitki, hayvan” ve “SOS” gibi oyunları da kaçırdıklarını düşünüyorum. Bu yüzden en son geldiklerinde onlara “Amiral Battı” öğrettim. İlk defa 3 kişilik bir Amiral Battı oynadım, kuralları biraz eğmek zorunda kaldık. Ama üç kişi, bilgisayar olmadan eğlenceli bir saat geçirdik. Kağıt üzerinde oynanan bu “multiplayer” oyunların herhalde zevki bir başka ki, hiç şikayet etmeden gayet eğlenceli vakit geçirdiler.

Amiral Battı pek büyük bir zeka gerektirmiyor, tamamen tahmin oyunu, ama yine de gemileri batırmaya çalışmak ve herkes öldüğünde hala ayakta kalıyor olmak sanırsam oyunu heyecanlı kıldı. Üç kişi oynadığımız için ateş etmek istediğimiz kişiyi seçme kararı aldık, böyle olunca bir gemi yakalandığında iki kişi o gemiyi hızlıca batırıyor. Böylece uzun süre sinsi sinsi bekleyebiliyorsunuz. Belki bir süre size hiç ateş edilmiyor.

Amiral Battı’yı oynatma fikri, uzun bir aradan sonra yine mobil oyunlarla uğraşmaya başlamamdan kaynaklanıyor. Her ne kadar basit bir oyun da olsa, yine yapacak bir sürü şey çıktı. Yapay zekası hala yok, yani rasgele ateş ediyor, ama ekran görüntüsü koymak istedim.

Görüldüğü gibi, grafiklerim çok şahane değil. Ama Amiral Battı’da da grafik bir yere kadar. Üstelik çizmeye kalkarsanız bu mini piksellerle uğraşmak kolay değil. O patlamalar falan aslında hareketli, yani çok da durgun değil oyun. Şu an sesleri falan da var ama biraz daha süslemek istiyorum oyunu. Yani oyun mekaniğini yerleştirip bırakmak yerine tam olsun.

Aklımdaydı

May 25th, 2009

Aklımdaydı yazacaklarım. Bakalım yazdıkça gelecekler mi geri.

İlk haber olarak, Sinir Kulesi oyunu İzmir Balçova’daki Kipa AVM’ye yerleşmiş durumda. Hem de bizim oralarda oynadığımız makinenin birebir aynısı. Sadece büyük ödül Nintendo DS değil de, MP3 çalar gibi bir şeylerdi. Öyle bir hatırımdan o geceki bowling ve bu makineye kaptırdığımız paralar geçti.

Bu hafta okul bitiyor, sonra finaller var. En azından kendimize ayıracak daha fazla zamanımız olacak. Şimdiki koşuşturma yerine sakin günler gelecek. Havalar daha da ısınacak vs.

Evet, üstteki paragraf yazacaklarımı hatırlamak içindi, ama hatırlayamadım.

Arabanın bagajını açtığımda eski kasetlerimi gördüm. Artık CD ya da MP3 olarak dinlediğim(iz) ama o zamanlarda (10 ya da daha fazla sene önce) müzik kaynağı olan kasetler. Arabanın arkasında ne arıyorlar bilemedim. Kim koymuş onu da bilemedim. Ama özlemişim görünüşlerini bile…

I live in english

May 1st, 2009

Bu pazar KPDS, bir sonraki pazar da ALES var. Hadi bakalım, o kadar gözetmenlikten sonra biraz da ben sınava gireyim…

Pointers

March 22nd, 2009

XKCD

Yeniler

February 12th, 2009

Her ne kadar çok yeni bir haber olmasa da, geçen hafta itibari ile İzmir Ekonomi Üniversitesi, Bilgisayar Bilimleri Fakültesindeki görevime başladım. Şimdilik, yarı yıl tatilinde olduğumuz için etrafta pek öğrenci yok. Ama bu günleri alışmayla geçiriyorum.

Evet… Yukarıda gördüğünüz gibi işte. Masamız daha tam değil, ama kahve bardaklarım, iskeletim, kare kağıtlarım falan orada duruyor. Dolaplarımız şimdilik boş, ama yavaş yavaş doluyor. Sağdaki dolabın içindeki çay deposu gözden kaçmıyor olabilir ama solumdaki dolaba bir iki kitap atabildim. Zamanla daha da dolacak.

Penceremden manzaram da güzel (bkz üstteki fotoğraf). Bu fotoğraf geçen hafta çekildi. Bu aralar İzmir yağmurlu. Yağmurluyken de bu fotoğrafın siyah beyaz olanı gibi oluyor ve yine güzel. İzmir güzel zaten…

Dersler bu ayın 23ünde başlayacaklar. O zamana kadar da yapılacak bir iki tane iş var üzerimde. Şimdilik onlarla meşgulüm. Ondan sonra bakalım yeni projeler, çalışmalar olacak… Şimdilik bu kadar…